| |||||||||||
| |||||||||||
SON HABERLEREN ÇOK OKUNANLARSON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ |
İMF ve Dünya Bankası Emperyalist Kapitalizmin Truva Atıdır!
İmf ve Dünya Bankasının Türkiyede gerçekleştirdiği toplantılar gündemde ki yerini koruyor. Emperyalizmin taşeronu olan bu aktörlerin dünya çapında gerçekleştirdiği operasyonlar ve özellikle Müslümanların yaşadığı topraklarda ki katliamları tekrar hatırlamak adına aşağıda ki 'sol' fraksiyonların derlediği değerlendirmeyi sizlere sunuyoruz. İMF ve Dünya Bankası , emperyalist kapitalizmin Truva atlarıdır. Halkları köleleştirmek, ekonomik köleleştirmeden başlayarak, siyasal,sosyal,kültürel vb her anlamda teslim almaya çalıştıkları emperyalist kapitalizmin ileri karakol kurumlarıdırlar.Dünya üzerinde özellikle ABD emperyalizminin ekonomik sömürgeciliği ile başlayan giderek siyasal işgal ve ilhaka giden yolu açan , ekonomik örgütleridirler. Çeşitli ülkelerin ekonomik sıkıntılarını fırsat bilerek ya da uluslar arası tekellerin çıkarları gereği ortaklıklar,birlikleri zorunlu kılan süreçleri önde tutarak; geri, yarı sömürge ülkelere girerek; sonrasında çıkmak bilmeyen; ekonomik olarak borçlarını tahsil etmek adına darbelerden, kendilerinin dikte ettirdiği ekonomik – siyasal proğramları dayatan emperyalist karakol örgütleridir .Başını ABD emperyalizminin çektiği. Dünya jandarması ABD emperyalizminin bu ileri ekonomik teslim alma karakolları, dünya ölçeğinde ABD’nin diğer emperyalist merkezlere göre daha ileride olması açısından kendisine avantaj sağlamaktadır.Zira güç ve egemenlik sadece ve kesinlikle tek boyutlu değildir asla ve olamaz da. Diğer yandan egemenlik oluşturmak kadar , bunun sürdürülmesi de işin diğer bir boyutudur. Bu da salt askeri-siyasal önlemlerle olamaz. Tam tersine önlemlerin bütününün akıllıca uygulanması ile mümkün olur nitekim. Bu bağlamda, bazen bir saldırı mekanizması ya da elde etme mekanizması bazen de diğeri önde olabilir. Bu tamamen günün koşulları , uluslar arası koşullar vs gibi nedenlerle ilintilidir. Ama emperyalist sömürgeciliğin yayılma politikaları özellikle 2. Emperyalist paylaşım savaşından sonra önce ekonomik, sonra siyasal alanda ilerlemiştir. Ama diyalektik ve tarihsel materyalizme göre bunun tersi ya da birlikte uygulanışı da söz konusu olabilir. Bizim tespitimiz genel eğilimin ne doğrultuda olduğudur. İMF ve Dünya Bankası, dünya işçi sınıfı ve emekçilerinin bu anlamda en büyük düşmanlarından biridir. Emperyalizmin ileri karakolu olup,ekonomik-siyasal-sosyal-kültürel düşman olmasının ötesinde; borçlarını tahsil etmek uğruna darbelerden, en koyu baskı koşullarıyla birlikte ekonomik olarak sömürünün en üst boyutlara tırmandırılması kadar bir çok şeyin altında bu kurumların doğrudan ya da dolaylı imzaları vardır. Nitekim Anadolu coğrafyası bunun en önemli tanığıdır.İMF ve Dünya Bankasına bağımlı olaberidir bu ülke asla iflah olmamıştır. Bunun uğruna darbeler gerçekleştirilmiş,milyonlarca insan katledilmiş ,işkenceden geçirilmiş,açlık-yoksulluk-sefalete mahkum edilmiştir.İMF ve Dünya Bankasının alacaklarının ve faiz tahsilinin başa getirilen iktidar ya da iktidar olamayan hükümetlerin bir numaralı görevleri olduğu, bugünler de artık açıkça görülebildiği gerçektir. İMF ve Dünya Bankası , arkasındaki siyasal emperyalist güç sayesinde istediği ülke ile istediği biçimde anlaşmalar yapabilmekte; eğer istediği koşullar yoksa başka araçla eline geçirdiği- örneğin Nato ya da siyasal olarak egemenlik- iktidarı hükümetler ya da kişileri devirerek başarmaya çalışmaktadır. Yukarıda ifade ettiklerimiz hakiki gerçeklerdir. Yaşananların özetidir aslında. Nitekim Honduras yakın zamanın en güzel örneğidir. Diğer yandan İMF ve Dünya Bankasının ülkeyi bir çok ülkeyi nasıl soyup soğana çevirdiği ve işbirlikçileri aracılığıyla düzenin devamını sağladığı açıktır. Bugünlerde yeni bir İMF anlaşmasına dönük olarak açıklanan Orta Vadeli Proğram adı altında yine İMF’ye tam teslim sağlanacaktır. Açıklanan proğram, İMF’nin dayattığı proğramdır. RTE’nin de ABD’deki görüşmelerde bununla baskı altına alınacağı,alındığı kesindir. Diğer yandan İMF toplantılarının Türkiye’de yapılması anlamlıdır.Zira bugün dünya üstünde İMF ‘ye en çok borcu olan ülkeler sıralamasının tepesindedir Türkiye. Bu toplantıların anlamlı kılan bir yönde budur.İMF her halükarda ben tahsilimden vazgeçemem diyecektir ve de dediğini alacaktır hükümet edenlerden. Ama sözüm ona istikrar,ekonomik krizi teğet geçen bir ülke olarak Türkiye’nin seçilmesi ve ardından da yeni anlaşmanın yapılması hem Türk işbirlikçi Tekelci Kapitalistleri ve onun faşist devleti açısından; ve de hem de dünyaya mesaj vermek açısından da anlam kazanmaktadır. İşte emperyalist kapitalizm ve onun uşakları ile örgütleri bu sürece böyle bakmaktadırlar. Emekçilere gözünün içine baka baka “biz sizi sömürmeye devam edeceğiz. Bu daha bir şey değil. Arkası yarın gelecek”, mesajları da verecekleri, vermek istedikleri açıktır. Arkası yarın gelmemelidir. İMF ve Dünya Bankası, Türkiye’ye bir daha gelebilir ama elini kolunu sallaya sallaya değil dememiz lazım gelen bir süreçteyiz. Zira tümüyle gelememe koşulları konusunda yetersiz olduğumuz aşikar. Yeterli,dinamik,örgütlü bir işçi sınıfı örgütü ve emekçilerce çevrelenmiş bir cephe yapısı yoktur ülkemizde. Ama en azından şimdiki süreçte; o örgütlerin gerçek kimliğini,niyetlerini,yaptıklarını,kirli ve karanlık geçmiş ile geleceklerini, ülkeyi nasıl sömürgeleştirip bitirdiklerini işbirlikçileri ile birlikte teşhir edip ezilenler nezdinde ajitasyon ve propagandasını yapabiliriz.İMF ve Dünya Bankası bu ülkeden defolana kadar ve her bakımdan bağımsızlık,özgürlük sağlanana kadar sürecek olan mücadelemiz açısından bu taktiksel mücadele anlayışı yaşama geçirilmek zorundadır. İMF ve Dünya Bankasını ülkeden defedecek güce sahip değiliz.Burası açık. Ama bu ülke proleter ve emekçilerinin ne düşündüğünü,bu emperyalist finans köleleştirme örgütlerine nasıl baktığını gösterebilecek güçteyiz. Bunu diğer devrimci demokrat güçlerle ortak biçimde başarabiliriz. Haydi Göreve.. 24.09.2009 Mahmut Halil CAN ( Sendiren) http://ateshirsizi.net' ten ALINTIDIR Bu haber 460 defa okunmuştur.
|
HABER ARA |
|||||||||
|
Sitemiz sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklı olup ,kaynağına aittir. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Altyapı: MyDesign Haber Sistemi - Tasarım&Destek: Sanal Danışmanım |
|||||||||||