| |||||||||||
| |||||||||||
SON HABERLEREN ÇOK OKUNANLARSON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ |
Ali Haydar Haksal dua istedi
Yediiklim Dergisi, Milli Gazete ve Saadet Partisi İstanbul teşkilatının önemli ismi Ali Haydar Haksal, yakalandığı hastalık nedeniyle toplantılara artık katılamayacağını söyledi ve okuyucularından dua istedi. Bundan bir buçuk ay önce Erdemli`de sevgili dostum, eski bir Yedi İklim okuru edebiyat öğretmeni Helim Dur hoca, AGD adına, 18 Mart tarihinde "Çanakkale`den Gazze`ye" konulu bir konferansa davet etti. Hem konu bakımından, hem de AGD adına böyle bir davete hayır diyemezdim. Bu arada Allah`ın takdiri bir hastalık da geldi bizi buldu. Kısa bir şokun ardından toparlandık, tıbbi tedavimizi erteledik. Doktorumla pazarlık yaptım. Tabii bir de bitkisel ilâçları da kullanma gerekçesi ile. İkisini bir arada buluşturduk. İstanbul`un kar soğuğu ve ayazından Mersin sıcaklığına indiğim andan itibaren terlemeye başladım. Havaalanında Helim Dur Hoca, Muhammed Ali Şahin ve Mustafa Pazar beylerle, Erdemli`ye gitmeden Mersin`de hemşerim, yazar, sevgili Bedriye Korkankormaz`ı da ziyaret ettik. Babasının geçirdiği ciddi bir ameliyat, bizimkiyle kısmen örtüşünce duygusal bir buluşma oldu. Ayrılırken Bedriye`nin gözyaşlarını tutmayışı bir hüzün oldu benim için. Üstelik şu sıralar duygusallığımı bir yana bırakmış neşeliyim. Bu, biraz zorladı beni. Erdemli`de Ömer Alav beyin evinde konakladık. Sabah kahvatlısı için bağdaş kurar kurmaz beş yaşındaki oğlu Veli koşarak geldi dizlerime oturdu. "Beni seni rüyamda gördüm" demez mi? Bu duygu daha ağır oldu benim için. Belli etmemeye çalıştım, içime akıttım. Onun küçüğü Rabia da geldi diğer dizime oturdu. Konukseverliği bizi fazlasıyla mahcup etti. Dinlenme önerisine karşı çıktım, "Programlar varsa onları gerçekleştirelim" dedik. Saadet Partisi İlçe başkanı Esat Güneş beyin arabasıyla Lamos, Limonlu beldesi üzerinden Kızkalesi, Cennet ve Cehennem obruklarını görmeye gittik. Lamos limonun ilk adı. Rivayet odur ki limonun ana yurdu burası. En kaliteli limon da bu bölgede üretiliyor. Kızkalesi`ni [Konyas] karşıdan gördük. Onun öyküsü Üsküdar`daki Kızkulesi ile aynı. Cennet ve Cehennem obruklarına doğru yolumuz kıvrılırken yol üstünde keçiboynuzu, zeytin ağaçları ve Akdeniz`e özgü bitkiler arasında bahar güzelliğinde yol aldık. Keçiboynuzu yörenin ürünlerinden. Bir diğer adı harnup, aşısız olanlara da haraç denir. Çocuklar öksürük gibi gripal hastalıklara tutulduklarında kaynatılıp suyu içiriliyor. Cennet ve Cehennem obruklarının benzetmeleri dikkatimi çekti. Cennet obrukuna merdivenlerden inilebiliyor, altında bir astım mağarası da var. Cehennem obruku takriben yetmiş seksen metre çapında derin bir kuyu. Tepeden bakılıyor. Girip çıkılamadığından "Cehennem" denmiş olsa gerek. ASR [Akdeniz`in Sesi Radyosu`nda], sahibi Kâmil Yeşilyurt bey ile kısa bir sohbetten sonra Ömer Tuncel beyle, yaklaşık elli dakikalık su gibi akan bir konuşma ve sohbetimiz oldu. Namazlarımızı orada eda ettikten hemen sonra Anadolu Gençlik Dergisi merkezine gittik. Orada hem gençlik, hem de Saadet Partisi ilçe yöneticileriyle bir buçuk saati aşkın sohbet, karşılıklı soru ve cevaplı da oldu. Bu toplantımız oldukça verimli geçti. Anadolu Gençlik uzun bir aradan sonra ilk kez örgütlenmiş, programımız da bir ilk. Arkadaşlar biraz tedirgindi. Geçmişte, MGV`nin donanımlı ve dört katlı binası 28 Şubat sonrasında Vakıf kapatılınca el konulmuş, Vakıflar Genel Müdürlüğü binayı aylık 12 bin TL ile kiraya vermiş bir eğitim kurumuna. Bu çok acı bir durum. 28 Şubat sürecinin adaleti! Salona girdiğimizde arkadaşların yüzü güldü. Salon ağzına kadar dolu. Konuşmamız bir buçuk saatı aşkın bir süreyi aldı. Hastalık psikolojisiyle zihnimdeki hazırlığı bir plana oturtamadığımı düşündüm. Yoğun günler geçiriyorum bunun etkisi var. Arkadaşlarımız sonuçtan oldukça memnun kaldılar kalabalığın tepkisi de öyle idi. Onlar adına memnun, kendi adıma değildim. Mersin AGD il temsilcisi Yunus Genç Bey de vardı. Yunus bey ile 11 yıl önce Çankırı konferansında buluşmuşuz. Rahmetli Adnan Demirtürk de vardı. Üslubundan dolayı, hocanın tam bir kopyası olduğu gerekçesiyle bir yazımda, bir uyarı olsun için eleştirmiştim. Kırılmıştı. Onun mahcubiyetini hala yaşarım. Gün boyunca tarih hocası, Saadet Partisi 3. sıra Mersin milletvekili adayı Halil Çetin bey ve diğer arkadaşlar oldukça duyarlı, canlı, istekli, heyecanlı. Havaalanına giderken Mehmet Yıldız ile Ali Sapmazoğlu beylerle yol boyu sohbete doyum olmadı. Zaman daraldığı için vedalaşamadan ayrıldık. Mersin`in Erdemli ilçesinin erdemli topluluğu bizi son derece mutlu kıldı. Herkese teşekkür borçluyum. Önemli bir not: Teşkilatlarımız, dernek ve sivil toplum örgütlerimizin program ve davetlerini rahatsızlığım ve tedavimden ötürü bir süre kabul edemeyeceğim. Duanızı lütfen esirgemeyin... Yazılarımı gücüm yettiğince sürdüreceğim. Bu haber 266 defa okunmuştur.
|
HABER ARA |
|||||||||
|
Sitemiz sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklı olup ,kaynağına aittir. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Altyapı: MyDesign Haber Sistemi - Tasarım&Destek: Sanal Danışmanım |
|||||||||||